Anıtkabir Tarihi

Anıtkabir Tarihi

Anıtkabir, Mustafa Kemal Atatürk’ün anıt mezarı olması sebebiyle Türkiye Cumhuriyeti ve Türk halkı için oldukça önemli bir anlam taşımaktadır.

Anıtkabir’ in konumuna nasıl karar verildiğini daha önce duymuş muydunuz?

10 Kasım 1938’de vefat ettiğinde, geçici olarak Etnografya Müzesi’ne defnedildi. Uygun bir anıt yeri aranmasına hemen başlandı. Anıtın, şanlı Türk tarihinin portresini yansıtması gerekliliği, Anıtkabir’in inşası için düzenlenen mimari proje ve yarışmayı gündeme getirmiştir.

Anıtkabir Tarihi

Anitkabir’i farklı kılan unsurlardan biri de anıtın yerinin yani konumunun seçilmesi yani karar aşamasıdır. 1 Mart 1941 tarihinde Anıtkabir’in yerinin seçilmesi için bir komisyon görevlendirilmiştir.  Uluslararası bir yarışma açılmış ve Türkiye, Almanya, İtalya, Avusturya, Fransa başta olmak üzere yarışmaya toplam 47 proje katılmıştır. Anıtkabir, elemeler sonucunda Türk mimarlar tarafından inşaa edilmesine karar verilmiştir.

Prof. Dr. Emin Onat ve Doç. Dr. Ahmet Orhan Arda‘nın projeleri dönemin jürisi için uygun ve başarılı olarak nitelendirilmiştir. Rasattepe’ de inşaasına 9 Ekim 1944’te başlanan Anıtkabir, 1 Eylül 1953’te tamamlanmıştır.  9 yıl süren tamamlanma aşamasının ardından nihayet Mustafa Kemal Atatürk’ün Etnografya Müzesi’nde yer alan naaşı Anıtkabir’ e taşınmıştır.

Anıtkabir hiç şüphesiz Türklerin sevgisinin, saygısının simgesidir. Sümer, Hitit, Selçuklu ve Osmanlı mimarisinden referanslar içeren Anıtkabir aynı zamanda çağdaş Türk mimarisinin izlerini de taşımaktadır.

İstiklal ve Hürriyet kuleleri, 24 Hitit aslanının yer aldığı Aslanlı Yol, Mehmetçik, Cumhuriyet, Zafer, İnkılap,  Barış ve 23 Nisan kulelerinin çepeçevre sarmaladığı Zafer Alanı dahil alan içinde ki her yapı esasında bağımsızlık ve özgürlük savaşının yüceliğini yansıtmaktadır.

Kaynakça;

Anıtkabir El Rehberi

 

The following two tabs change content below.
Tülay Çağlar Kadı, sanat ve tarih disiplinlerini bir araya getirerek kültür dünyasında özgün çalışmalara imza atan bir eğitimci ve yazardır. Sanat Tasarım Fakültesi’nden mezun olduktan sonra Tarih Anabilim Dalı’nda yüksek lisansını tamamlamış olup akademik projeler oluşturmaktadır. Kültür-sanat alanında hem akademik hem de popüler düzeyde yayınlar hazırlayan yazar, figüratif sanat ve estetik düşünce üzerine araştırmalar yürütmektedir. Mecmua İstanbul ve Cemiyet Sanat Dergi’nin genel yayın yönetmeni olan Kadı, kitapları ve makaleleriyle Anadolu’nun sanat tarihine ve toplumsal hafızaya ışık tutmaktadır.
BU SAYFAYI PAYLAŞ

.