Fotoğrafın Büyük Ustası İzzet Keribar
Güzellik Peşinde Bir Ömür
Türkiye’nin yaşayan en önemli fotoğraf sanatçılarından biri olan İzzet Keribar, sanatıyla sadece zamanın izlerini yakalamakla kalmıyor; aynı zamanda bu izleri geleceğe miras bırakıyor. Kendine özgü tarzıyla fotoğraf sanatının gelişimine yön veren Keribar, “Belki yaşamak için fotoğraf çekmiyorum ama güzel fotoğraflar çekmek için yaşıyorum” diyerek bu tutkusunu özetliyor.
️ Sanatla Yoğrulmuş Bir Yolculuk
Keribar’ın fotoğrafa ilgisi, 1950’li yıllarda çocukluk döneminde başladı. Kore’de görev yaptığı askerlik hizmeti sırasında foto-film subayı olarak edindiği deneyimler, kariyerine teknik ve belgesel bir derinlik kattı. 1980 yılında aktif olarak fotoğrafçılığa geri dönen sanatçı, 1997 itibarıyla tüm zamanını bu sanat dalına adadı.
Uluslararası Başarılarla Taçlanan Kariyer
Keribar, yıllar içinde pek çok prestijli ödüle layık görüldü:
- 1985’te FIAP tarafından “Sanatçı”, 1988’de ise “Ekselans” unvanları verildi.
- 1991’de Fransa Kültür Bakanlığı tarafından Şövalyelik Nişanı ile onurlandırıldı.
- Aynı yıl, National Geographic Traveler dergisinin uluslararası yarışmasında 16 bin fotoğraf arasında ikincilik elde etti.
- Fujifilm Avrupa Basın Fotoğrafları yarışmasında 1997 ve 2001 yıllarında birincilik aldı.
- 2011’de Kültür ve Turizm Bakanlığı’ndan Kültür ve Sanat Büyük Ödülü’nü, 2018’de ise Cumhurbaşkanlığı Kültür ve Sanat Büyük Ödülü‘nü kazandı.
Fotoğraf: Bir Dost, Bir Hayat Tarzı
Keribar, ilerleyen yaşına rağmen üretmeye devam ediyor. Onun için fotoğraf yalnızca bir sanat değil; aynı zamanda yaşam yolculuğunun en sadık dostu. “Eşimden sonra en iyi dostum” diye tanımladığı fotoğraf, onun dünyaya bakışını, zamana tanıklık etme arzusunu ve insanlarla kurduğu bağın en güçlü aracı haline gelmiş durumda.
Mecmua İstanbul
Son Yazıları Mecmua İstanbul (tüm yazıları)
- Gamze Taşdan’ın “Hoş Vakit” Sergisi - Temmuz 6, 2026
- Prof. Dr. Uğur Batı 20 Şehir, 20 Hikâye, 20 Kimlik - Haziran 15, 2026
- Şennur Üzgen Atölyesinde Surrexpressionism Yolculuğu - Haziran 3, 2026
