Soyhan Baltacı Söyleşi Haberi
Sanatın büyülü dünyasında, her bireyin kendine özgü bir hikayesi ve yaratıcı süreci vardır. Bu röportajda, modern sanat sahnesinin dikkat çeken isimlerinden biri olan Soyhan Baltacı ile buluştuk.
Eserleri, izleyicilere derin düşünceler ve duygular sunarken, çevresel konulara olan duyarlılığı ile de dikkat çekiyor. Baltacı’nın sanatı üzerine konuşmak, bu yaratıcı zihinle birlikte keşfedeceğimiz bir yolculuğa çıkmak anlamına geliyor.
Bu söyleşide, sanatçının ilham kaynaklarını, yaratıcılık süreçlerini ve eserlerinin arka planındaki düşünceleri daha yakından tanıma fırsatı bulacağız.
Ayrıca, dijital sanatın ve sosyal medyanın sanat üzerindeki etkilerini de ele alıyoruz. Soyhan Baltacı, bu yeni platformların sanatçıların sesi olma yolunda nasıl büyük bir fırsat sunduğunu vurgularken, geleneksel sanat ortamlarının değişimi hakkında da önemli görüşler paylaşıyor.
Okurlarımıza biraz kendinizden bahsedebilir misiniz?
Küçüklüğümden beri kendime bir özgürlük alanı oluşturmaya gayret eden biriyim. İlkokul dönemlerinde taş, ağaç dalları, ip gibi nesneler oyunlar oynamaya başladıkça onları şekillendirmeye başladım. Sanat üretimleri de ilerleyen dönemlerde bu şekilde devam etti. O dönemden bu zamana üretim sürecime aynı heyecan ve istek ile devam ediyorum.
Resim, Heykel, Dijital Modelleme gibi pek çok farklı alanda çalışmalar üretiyorsunuz. Bu çok sesliliği ortaya çıkaran motivasyonlarınız neler?
Ben bunu farklı enstrümanların bir araya uyumlu bir şekilde gelmesi olarak yorumluyorum. Sanatçıların seçimleri çoğunlukla ifade etmek istedikleri şeyi en iyi aktaracak teknik ya da malzeme olur. Burada malzemenin tasarımsal ya da hikayeye aktarımına uygun olması da önemli. Uzun süredir kağıt üzerine yapmış olduğum çalışmalar ile süreçlerimi paylaşıyor olsam da diğer çalışmalarıma da ilginizden dolayı çok teşekkür ederim.
Eserlerinizin içerik kaynağı çoğunlukla nelerdir?
“Her bir eserim, bir duygunun ya da düşüncenin yansıması,” aslında. Kimi zaman bir anı, kimi zaman bir toplumsal sorun üzerinde düşünmelerimi yansıtıyor. Sanat benim için bir ifade biçimi, kendi içsel yolculuğumun bir yansıması. Burada yaşadığım alan ve insan-doğa arasındaki ilişkiyi anlatan durumlar da bu yolculuğun birer parçası. Kendimden yola çıktığım anılar da çoğu zaman eserlerde birer metafor olarak yer alabiliyor. Bazı duyguları doğa nesnelerine dönüştürüp, bazı dış etkenleri de insan figürü suretinde eserlerimde yansıtabiliyorum.
Doğa ile ilgili çalışmalarınızı nasıl ifade edersiniz?
İnsanın tarihsel sürecinde yaşadığı tüm deneyim ve bunların sonucundaki kazanımları, ve bu kazanımların sonuçlarını doğa üzerinde yansıttığını görüyoruz. Endüstri devrimi sonrasında yaşanan ekonomik çöküntü ve insanların hayatına giren hız ile artık doğaya daha kalıcı izler bıraktığını, buna ek olarak doğanın da eko sistem gereği bir yanıt verdiğini görüyoruz. Burada insanın doğayı tüketmesi, onu tahrip etmesine karşılık olarak, doğanın da bu yıkım sonucu insana artık verimli olmayışından kaynaklı bir “yüz yüze gelme” durumunu aktarmaya çalışıyorum. Burada doğa bir metafor haline geliyor ve doğa nesnesini bir eleştiri nesnesi haline getiriyorum.
Gelecekte yapmak istediğiniz projeler veya hayalleriniz neler?
Dijital alandaki çalışmalarımı kullanarak etkileşimli projeler üretmek dışında, daha zengin bir deneyim sunmak amacıyla bir solo sergi projesi üzerine çalışıyorum. Burada farkındalık kazandırma ve insanın kendini gerçekleştirme noktasında, yaşadığı çevreyi ne kadar dahil ettiği sorularını kendilerine sormalarını, devamında ise bu süreçlerin profesyonel bir ekip ile izleyiciye yansıtmak istiyorum.

Benan Saimolgu
Son Yazıları Benan Saimolgu (tüm yazıları)
- Galeri / Miz Kehre Kavramı ve Serginin Felsefi Arka Planı - Ocak 2, 2026
- Evgenia Saré’nin “Zyuziki”leri Galeri 77’de - Kasım 10, 2025
- Artweeks Istanbul XII. Edisyonu Sanatseverlerle Buluşuyor - Eylül 11, 2025