GÜNLÜK NESNELERİ DÖNÜŞTÜRME

GÜNLÜK NESNELERİ DÖNÜŞTÜRME

“1900′ lerin Başından Günümüze…”

MODERN SANAT ve DÜŞÜNCELER 

1900′ lerin başlarında Picasso ve George Braque’nin öncülüğünde Paris de gelişen ve dünya sanatını etkileyen kübizm etkisini sürdürürken bundan birkaç yıl sonra bir ressam olan Duchamp 1912 yılında resmin öldüğüne karar verip 1913 yılında ilk hazır nesnesini yaratır. Ready Mades yani hazır nesne verilen günlük sıradan hazır nesneler ile de sanat yapılabileceğini söyler. Bir iskemle üzerine monte edilmiş bir bisiklet tekeri, ters çevrilmiş bir pisuvar. Duchamp sanatın sadece sanatçının ürettiği bir şey olmadığını günlük bir hazır nesnelerin de sanat eseri olabileceğini öne sürdü ve ‘’Bir sanat eserini sanat eseri yapan benim seçim gücüm ayıklama ve seçme gücüm diyordu. Duchamp, Sanat dünyasını sanatın ne olduğunu tanımlamaya zorluyordu .Klasik sanatın tanımını sorgulayan düşünceleri ile sanat dünyasını etkileyen Duchamp’ın çıkışı ve sonrası…

1936’ ların başında birinci dünya savaşından çıkan ve ekonomik olarak savaşın sıkıntılarını yaşayan toplum büyük buhranı derinden yaşıyordu, toplum sıkışmıştı sanat dünyası bir krize girmişti ve yeni bir şeyler gerekiyordu. Burada sürrealistler oraya çıktı Sürrealizmin kurucusu Andre Breton ‘’Algıları şaşırtmaktan çekinmemeliyiz’’ diyordu. Breton ve sürrealistler insanları şaşırtarak gerçekliğin sınırlarını zorlamaya itebileceğini düşünüyorlardı. 1936 da Meret Oppenheim’ın kürklü çay fincanı sanat dünyasına giriş yaptı. Duchamp’ın hazır nesnelerinden sonra bu konudaki önemli örneklerden biri olarak sanat dünyasına sunuldu. Breton bunu mükemmel sürrealist bir obje olarak ilan etti, bir fincanı kürkle kaplamak hazır nesne bir sanat eseri olarak ortaya çıktı. Oppenheim’ın kürklü çay fincanı bugün bile hala kusursuz bir sürrealist obje olarak kabul ediliyor. Oysa hatun para kazanmak için kürklü takılar yapıyordum Picasso ve Dora ile kahve içerken yaptığı bir takıyı gösterdiğini onlarında herhangi bir şey kürkle kaplanabilir mesela demişler oda çay fincanını kürkle kaplamış…

1955 lerde Amerika’da Abstract Expessionizm yani soyut dışa vurumculuk ortaya çıktı ve gizli servisler bunu destekleyip sanat da kişisel özgürlük savıyla Rusya ya karşı kültürel bir silah olarak kullandılar ve bazı sanatçıları göz önüne çıkardılar, Jackson Pollock, Mark Rothko, Paul Klee gibi ve bu sanatçıların Avrupa da çok büyük sergilerini yaptılar bunu büyük sermaye sahibi iş adamları da destekledi. Bu gibi hareketler ilesanatın merkezi Paris’ten, Newyork’a taşındı. Pop Artın çıkışı da bu yıllara rastlar. 1950 lerin sonunda Newyork da Sanatçılar Holywood filmleri, çizgi filmler, reklamlar ve pop müzik ile ile ilgili işler yapmaya başladılar. Bunun nedenlerinden biride kitle iletişim araçlarının gelişmesidir. Amerika veİngilterede eş zamanlı olarak çıkmıştır, fakat İngiltere dekide Amerikan pop artıdır. Genç sanatçıların soyut ekspresyonizme bir tepkisi olarak ortaya çıkmıştır. ve Andy Warhooll ta o zaman bu günleri anlatan o meşhur sözü söyler…‘’Bir gün herkes on beş dakikalığına meşhur olacak’’

Daha sonra ortaya Robert Rouschenberg çıktı ve oda soyut dışavurumculuğa bir alternatif olarak işlerini bulabildiği her şey ile yaparak cevap verdi. İşlerini yatak, yorgan, kel kartallar, çöpler vs. ile yaptı ve buna karışım adını verdi. Rouschenberg ‘’Resim hem sanatla hem de hayatla ilgilidir, ben her ikisi arasındaki boşlukta dolaşıyorum’’ diyordu.

Bütün bunları aşağı yukarı sanat ile ilgilenen ve sanat tarihini biraz okumuş herkes biliyordur, ben bu konuda şöyle düşünüyorum. Evet doğru yapıldıktan ve alt metni dolu olduktan sonra

olması gereken bu zaten, çünkü sanat sadece tuval üzerine boya ile yapılan bir şey olamaz, bu sanatın doğasına aykırı.

Fakat Robert Rouschenberg’in açıklamaları bana biraz basit geldi. Tamamen ekonomik nedenlerden böyle yaptım üzerine resim yapacak bir şeyim yoktu diyor, yatak adını verdiği işi yorganı ve yastığı ile yaptığını söylüyor ve bu iş sanat tarihinde yer alıyor. Oysa bir yorgan ve yastık bir tuvalden daha pahalıdır. Peki üzerine resim yapacak tuvali yok ama yaptığı iş nasıl önemli galeriler de sergilenip müzede yer alabiliyor, bunu kim yapıyor?

Hepsinin de çok ilginç bir hikayesi var. Duchamp çeşme adını verdiği ters çevrilmiş pisuvarı üyesi olduğu Amerikan bağımsız sanatçılar topluluğu adına bir sanat sergisine gönderir Newyork taki bu jürili sergi bir problemdir onlara göre, fakat yinede gönderilen her eseri sergiye kabul etmesi gerekirken bu çalışmayı reddettiler. Evet bu üç isminde kulağa çok hoş gelen hikayeleri var. Bu üç sanatçının bu tür işleri yani Duchamp’ın pisuvarı, Meret Oppenheim’ın kürklü fincanı, Robert Rouschenberg’in yatak eseri… Kişisel olarak bunların bir merkezden yönetilip efsaneleştirildiğini düşünüyorum bu üç isimde artık hayatta değil ama hikayeler sürüp gidiyor ve ne ilginçtir bundan tam 80 yıl önce bu üç isminde yaşamları, yaptıkları videolar vs. ile kayıtları çok güzel tutulmuş. Ülkemizi düşünelim bu kadar süre önce bilinen bizim sanatçıların böyle kayıtları olduğunu düşünmüyorum.

Duchamp’ın pisuvarı sergiye alınmıyor, Meret Oppenheim bu işi yapmadan önce Picasso ve Dora Maar ile birlikte kahve içmişler, Robert Rouschenberg’in resim yapacak tuvali yokmuş da yorgan ve yastığı ile bir iş yapmış falan fıstık, bunlar güzel hikayeler…

Hikayeler çok ilginç ve hepsi de nasıl olduysa sanat dünyasına girivermiş… İskemle üzerinde Bisiklet tekeri, kürklü fincan ve yatak… işte günlük nesnelerin dönüşümü ve MODERN SANAT…

Oysa buna benzer nesnelerin çok daha ilginçlerini sanayi tipi yerlerde görebilirsiniz. Ben yirmi yıl böyle yerlerde çalıştım ve 34 yıldır sanatın içindeyim oralarda bunlardan daha orijinal sanat eserleri var. Sanat sonuçta bir sektör ve toplumları derinden etkiliyor, birileri bu ve benzer hikayeleri efsaneleştirerek bütün dünyaya lanse ediyor, bu çok uyanıkça bir şey.

Avrupa sanatı Rönesans’ı yaşamış, gerçek sanatın doğduğu kıta ve bütün önemli sanatçılar orada ortaya çıkmış fakat ne olduysa 20. yüzyılın başından itibaren bu süreç ile birlikte sanayileşme ve teknoloji ile birlikte sanatın merkezi Amerika olmuştur.

Sanat toplumları etkileyebilecek büyük bir silah ve adamlar öncelikle bunu ta o zamanlar keşfetmiş gerisi sadece bir hikaye..

Turhan KA. / 9 aralık 2023

 

 

 

 

 

 

 

The following two tabs change content below.
TURHAN KA. Asıl adı Turhan Karayağmurlar, 1959 yılında İnegöl’de doğdu. 1985 yılında İzmir’de reklam sektöründe çalışmaya başladı. 1990 yılında çalıştığı reklam atölyesinde kendi çabasıyla resim yapmaya başladı ve hiç ara vermeden devam ediyor. Resim eğitimi almadı öğrendiği her şeyi çalışarak, araştırarak deneyerek, yaparak öğrendi. 2001 yılından itibaren işlerini Turhan KA. olarak imzalıyor. Dönemsel olarak seriler halinde çalışıyor, son 5 yıldır ağırlıklı olarak 2017 yılında bir tesadüf sonucu atık malzemelerden yapmaya başladığı heykel ve maskları üretiyor. Resme katkısı olduğunu düşündüğü için fotoğraf ile ilgileniyor, özellikle son yıllarda video çekiyor. You tube de kendi işlerinin olduğu bir kanalı var. Mecmua İstanbul haber ve medya sitesinde kendi deneyimlerinden oluşan sanat yazıları yazıyor. Karma ve grup sergilerine katıldı kişisel sergiler açtı. Resmi, özel ve müze koleksiyonlarında eserleri bulunuyor. 2008 yılında gelen bir teklifle İstanbul Sürmeli otel ve Vakıfbank Ayvalık sosyal tesisleri odalarına resimler hazırladı. BRHD üyesi resim ve farklı çalışmalarını İzmir’de sürdürüyor. Her türlü malzemeyi kullanan, bilinen yerleşik kurallardan, sınırlardan hoşlanmayan Turhan KA. kendi sanat anlayışını şöyle tanımlıyor. ''Benim sanatım hiç bilmediğim fakat bulmak için inatla uğraştığım bir yer''
BU SAYFAYI PAYLAŞ

.