Vahap Aydoğan KADİM MİRAS DEQ(DÖVME) SANATI

 

DUYGULARIN VE İNANCIN SEMBOLÜ, KADİM MİRAS DEQ(DÖVME) SANATI 

Vahap AYDOĞAN

 

 

Deq ( Dövme) üstü örtülü kayıp bir zamanın imgelerinde, dehliz kadar derin sırlarıyla buluşmanın ismidir. İnsanlık tarihi kadar eski bir mistik sanat…

Deq kültürü Neolitik çağdan günümüze kadar uzanan, bedene işlenen sanatsal bir sembol, inançları içinde barındıran bir tılsımdır. Aitlik duygusu ile başlayan ve merak uyandıran bir konu olarak günümüze kadar gelmiştir.

Mısırlıların mumyalarında, Antik Roma döneminde ki belgelerde, Mezopotamya da ise Süryani ve Müslüman toplumların tamamında rastlamak mümkün.

Peki deq sanatı, sanatın ilk ürünlerinden mi, insan bedenini bir tuval bir mabed gibi kullanan bu tılsım nasıl yapılıyor ,ilk çıkış noktası kesin olmamakla birlikte semboller neyi ifade ediyor ve nasıl stilize ediliyordu?

Mezopotamya Mardin, Şanlıurfa Adıyaman gibi bölgelerde elli yaş üzeri çoğu kadında deq yani dövme sanatı ile karşılaşmamız mümkün.

Öncelikle anne sütü ve lamba isi kına gibi karıştırılarak, dövme yapılacak bölgeye istenilen semboller iğneler yardımıyla deri altına stilize ediliyor. Acı veren 10 günün sonunda şekli belirginleşen motifler ortaya çıkmış oluyor.

Anne sütü demişken; kız çocuk doğuran annenin sütünü çok eski dönemlerde özellikle kullanmışlar.

Peki neden özellikle kız çocuk doğuran annenin sütü?

Şamanlar, paganlar, Budistler ve Zerdüştler kadının doğurgan özelliğini, bereketin ve kutsallığın simgesi olarak görüp özellikle kız çocuk doğuran annenin sütünü is ile karıştırmak suretiyle yapmışlar.

Zaman içinde süt yerine kurban edilen yada kesilen hayvan ödünü de is ile karıştırıp malzeme olarak kullanmışlar.

Kimi toplumlar da ağrıya şifa olduğuna inanıldığı için şakaklarda ve alın bölgelerine motif olarak uygulamışlar. Ayrıca bu uygulamayla kadının kötü ruhlardan arındığına inananlarda var bölgede…

Motiflere gelince; kadınlarda güneş, ay, yıldız, geometrik şekillerin yanı sıra dini motifler de kullanılmıştır. Şahmeran figürünün ilk çıkış noktasının deq (dövme) lerden geldiğini söyleyen belgelere rastlamak da mümkün.

Şahmeran motifinin erkek kolunda üretkenliği, kadın bileğinde ise sağlık şifa ve ölümsüzlüğü sembolize ettiği inancını taşıyorlar.

Ay sembolü kadınlarda yaşamın evrelerine işaret ederken, yıldız motifini tılsımın ve gizemin sembolü olarak kullanmışlardır. Daha da geriye gidersek deq (dövme) insanlık tarihi kadar eskiye dayandığı bilim insanları tarafından da kabul görmekte.

Tek tanrılı olmayan dinlerde özellikle aitlik duygusu için ait olduğu topluluğun sembollerini çizmişlerdir.

Nesilden nesile aktarılmış geleneksel dövme”deq” modernleşme ile beraber dövme, tattoo gibi çeşitli isimler ile halen insan yaşamının bir parçası olarak günümüzde de devam ediyor.

Motiflerin çokluğu işin bir estetik bir güzellik kavramıyla özdeşlemiş olduğunuda gözler önüne seriyor.

Roma imparatorluğunda cezalandırılmış kişilere damga olarak yapılırken günümüzün en popüler sanatı haline gelmiştir…

Tanımı yada çıkış noktası her ne olursa olsun insanlık tarihi kadar eski bir sanatsal değer olan, acının, sevincin, umudun, bereketin ve gücün sembolü olan deq(dövme) sanatı merak konusu olmaya devam ediyor.

Ben de bir çok akademik teze konu olacak kadar kadim ve değerli olduğu inancını taşıyorum…

Vahap AYDOĞAN 

The following two tabs change content below.
Vahap AYDOĞAN İlk ve orta öğrenimi Mardin yaptım. Diyarbakır Fatih Lisesinden mezun oldum. Atatürk Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesinden mezun olduktan sonra profesyonel olarak , Avrupa Avusturalya ve Amerika’ da sürreal biyografileri tuvale aktararak hem görsel hem de plastik sanatlar alanında eserler verdim. Türkiye’nin bir çok yerinde Karma ve kişisel sergiler açtım. Kültür sanat alanı ve birçok platformda farklı alanlarda yayınlar yapmaktayım. Son beş yıldır sadece kişiye özel tasarımlar yaparak eserelerimi dijital platformlarda @san_artt ismiyle yayınlıyorum… Özgün ve kendi ürettiğim biyografi temelli eserlerde insanın duygu dünyasını odak alan çalışmalar yaparak kişi ile tablo arasında bir köprü görevi görüyor, doğumun var olduğu her süreçte, ölümün de bir hakikat olduğu ve bu yolculukta insanların yaşamlarında topladığı anılarını, aşklarını, nefretlerini, acı hatıralarını ve aynı zamanda sevgiyi ve umudu da bir karede inşa etmeye devam ediyorum.
BU SAYFAYI PAYLAŞ

.