Sanat Eleştirilerinin Zor Anlaşılması

Sanat Eleştirilerinin Zor Anlaşılması

Zaman zaman sanat eleştirilerinin sadece belirli ve sınırlı grubun anlaması ve halk tarafından anlaşılmaması için özel çabayla yazıldığı konusunda serzenişleri duyulmaktadır.

Bir sanat eserini eleştiri çabasına girişenin sanat eleştirisine konu olan çalışmanın ontolojik kökenini ve epistomolojik donanımını çözümlemesi ve buradan hareketle sanatçıya yönelmesi gerekir. Başka bir deyimle bir sanat eseri eleştirisi yapılırken ontolojik ve epistomolojik bağlantı kurulamıyorsa/kurulmuyorsa bu bir sanat eleştirisi değil, sadece dostlar arasında yapılan sıradan hoş bir sohbettir. Çok kolay anlaşıldığı sanılan hoş sohbet odaklı sanat eleştirisinin hiçbir geçerliliği bulunmamaktadır. Sanat eleştirisinin konusundaki uzmanlarca yapılması esas olmalıdır.

Herkesin birer sanat eleştirmeni olabilecek büyük bilgi ve sanat donanımına sahip olması mümkün değildir.

O zaman sanatsever hoş sohbet tuzağına düşmemek için ne yapacak?

Bir çember çizin ve tam orta noktaya sanatçıyı koyun. Çember çizgisi üzerine sanat tarihi, sanat felsefesi, estetik, ahlak felsefesi Sanat ile plastik sanatların temel kavramları ve malzeme bilgisi gibi olmazsa olmazları yerleştirin. Sizce sanatçı ortaya koyduğu çalışması/çalışmalarında bu değerlerin hangisine sahip olup, olmadığını ve kullanabilirliğini görebiliyorsunuz. Kısacası felsefi hermeneutik !

Masaya yatırdığınız çalışma plastik sanatların temel kavramlarına sahip mi? Sanatçının tam önünde duran malzeme ve malzeme bilgisini bir kenara koyun; o sanatçıdan geriye kalan yaratıcılıktır! Bu yaratıcılığa sahip olan sanatçı başlangıçta malzemeye gerek duymadan bu çember üzerine olanları özümseyip değerlendirir ve hayallerinde ortaya bir sanat eseri koyar.

Sanat adına yapılmış bir çalışmadan yola çıkalım. Örneğimiz; önceki dönemlerdeki Barok ve Rokoko sanatındaki aşırı süslemeciliğe duyulan tepkinin ortaya konulması ile oluşan 18.yy’ın ortalarından 19.yy’ın başlarına kadar devam eden Neo Klasizm tarzındadır. Neoklasizim; Antik Yunan ve Antik Roma dönemine ait tarzların yeniden canlandırılmasıyla ortaya çıkan bir akımdır. Yıl 2021 ve masaya yatırdığınız çalışma neoklasik bir bir çalışma ve üstelik bu dönem değerlerinde başarılı bir çalışma, ama tarihler 2021 yılını gösteriyor.

Buradan yürüyerek yola çıkmak gerekir!

Sanatçı bu çalışmada günceli yakalayabilmiş mi? Hala o zaman dilimine mi takılı kalmıştır?

Bu soruları sanat tarihi, felsefe, sanat felsefesi, estetik vb. çerçevesinde genişletirseniz muhtemelen tekrar bir yetersizlik düzeyi ile karşı karşıya kalacaksınız. Siz çözemiyorsanız uzmanına gitmek gerekir. Eleştirmen olan kişi; bu kadar çok detay arasında bu bağları görür, analiz eder ve ontoloji ve epistolmoloji temeline oturtur. Sanat eleştirmeni bunu sanat diliyle yaptığı için sıradan kişilerin anlaşılması güçtür. Tıpkı bir doktorların kendi aralarındaki konuşma dili ile hasta yakınına konuşmasının farklılığı gibi! Siz o aşamada doktorun uzmanlığına, bilgisine ve tecrübesine güveniyorsunuz.

Sanat eleştirilerinin ağır ve anlaşılmasının güç olması yanında sanat eleştirisi adına hoş sohbet yazıların tadına da kapılarak anlaşılması çok kolay bu yazılara da sanat eleştirisi itibarı vermemek gerekir.

Sanatseverin ilk yapması gereken iş; gerçek sanat eleştirisi ile hoş sohbet yazıları ayırabilecek düzeye gelmesidir.

Vecdi UZUN

The following two tabs change content below.

Vecdi Uzun

1959 Mersin doğumludur. İşletme ve Felsefe Lisans mezunu olup, Sanat Tarihi Lisans ve Yüksek Lisans eğitimine devam etmektedir. İş hayatını başlangıçta banka ve finans sektöründe üst düzey yönetici ve daha sonra bir dış ticaret şirketinde ortak olarak sürdürmüştür. Yayınlanmış bazı sanatçı biyografileri kitapları bulunmaktadır. Şu an düzenli olarak çeşitli gazete ve dergilerde başta “Genç Ressamlar” olmak üzere plastik sanatçıları tanıtıcı yazılar, inceleme yazıları ve sanat yazıları yayınlamaktadır.

Son Yazıları Vecdi Uzun (tüm yazıları)

BU SAYFAYI PAYLAŞ

.